Tuesday, 31 May 2011

12.12.2010



23.12

155. günün ilk günü daha doğrusu 156. gün. Sabah saat 10.00’da Ankara’dan bindiğim otobüs saat 16.30’te Burdur’a vardı. Açıkçası yol durumu gayet kötüydü, özellikle Afyon’a geldiğimiz sırada yoğun tipi yüzünden bir süre yolda beklemek zorunda bile kaldık; ama ben galiba şanslı olanlardanım, yollarda mahsur kalanlar olduğunu duydum umarım askerlikleri boşu boşuna uzamaz arkadaşların. Bu arada Ersin ÇAKIR’ın arkadaşı olan Bolulu Bayram ile tanıştım ve artık aynı mangadayız, zaten aynı otobüs ile geldik Ankara’dan Burdur’a.

Açıkçası bütün bir gün ayakta dikildik durduk, birliğe teslim olduktan hemen sonra bizleri Mangalar halinde ayırdılar, benim takımım ve mangam 2. Takım 3. Manga, ayırma işleminden hemen sonra ufak çaplı bir çanta araması yapıldı, ufak derken gerçekten çok ufak çaplıydı ki asker hiç bakmadı bile çantamın içine. Hani ilaç alsaydım yanıma dedim kendi kendime, hatta cep telefonu falan soksam kimse anlamazdı haniJ. Aramadan sonra ilk olarak topluca yatacağımız koğuşlara giderek çantalarımızı koğuşa bıraktık ve Manga Çavuşumuz Vural ile tanıştık, açıkçası Soyadını söyledi; ama hiç hatırlamıyorum şuan için. Vural Çavuş önümüzde ki 25 26 gün boyunca bizi eğitecek olan arkadaş herhalde 20 21 yaşındadır. Koğuştan hemen sonraki durağımız galiba bir yemekhaneydi; ama bugünlük için aşı bölümü olarak ayrılmış hepimiz üstümüzü çıkardık ve sıraya geçtik aradan bir kamuflajlı asker belirdi ve biz sıra halinde beklerken ve aramıza girerek kollarımıza elinde ki iki tendirdüyotlu pamuk ile başladı boyamaya. Aşı için oturan askerleri gördükçe sıranın bana gelmesinden korkmaya başladım, bir askerin iki yanına oturan iki hemşire aşıları o kadar sert yapıyorlardı ki kimi askerin kolundan kan neredeyse fışkırıyordu, nitekim sıra bana gelince bende aynı kaderi paylaştım arkadaşlarla ve özellikle sağ kolumdan ciddi şekilde kan aktıJ. Aşıları da olduktan sonra bu sefer eşya deposuna gittik manga çavuşu eşliğinde ve bir komedi başladı. Eşya deposunda herkese aynı tip ve aynı beden elbise dağıttılar, mesela benim parkam bana 4 5 beden büyük geliyor; ama hadi ben 90 kiloyum 50 kg olan adama da aynı beden parka verdiler yani durumu benden daha kötü olan arkadaşlar da var, umarım kimse parkasına basıp yere yuvarlanmazJ. Ayrıca Vural Çavuş normal ayakkabınızdan 2 numara daha büyük bot alın dedi, buna göre benim 47 numara bot almam gerekiyordu; ama 47 numara bot yoktu bende 46 numara almak zorunda kaldım, biraz sıkıyor; ama açılır herhalde. Elbise işini hallettiğimizde saat 9 gibiydi ve tekrar koğuşa döndük bu sefer boy sırasına geçirildik ve buddy’lere ayrıldık benim Buddy’im Samsunlu Seyfi isminde bir arkadaş, daha şimdilik sadece ismini biliyorum ama yakında iyice tanırım nasılsa artık ayrılmaz ikili olacağız Seyfi ile.

Neyse ilk günkü izlenimlerim ve yaşadıklarım böyle, yarın sabah saat 05.00’da kalkacağız şimdi birazcık uyku iyi gelecek galiba bana, bugünlük yeterli olacaktır.

No comments:

Post a Comment