Tuesday, 31 May 2011

16.12.2010


22.43

Galiba yavaş yavaş askerliğe alışıyorum, en azından ilk günlere nazaran ayaklarım daha az ağrıyor ve daha da önemlisi koğuşta süper geyikler dönmeye başladı. Anlaşılan birbirimize de alışıyoruz artık. Galiba askerlikten bile ufak mutluluklar çıkarmaya başladık. Koğuşta 24 kişiyiz Çavuş ile birlikte herkes ayrı ayrı dünyalardan, üniversitelerden gelmiş buraya. Elbette herkes ile henüz tanışamadım ama herkes ile iyi geçiniyorum galiba şimdiye kadar kimse kafamı kırmaya çalışmadı veya full metal jacket filminde ki sabun sahnesini daha henüz kimse üzerimde denemedi:). Şuan için Mardinli "Memur" Tekin, Bolulu Bayram ve Buddy'im Seyfo ile aram çok iyi ve elbette bir de Derinceli Mehmet var.
Bugün yine yağmur vardı Burdur'da, zaten geldiğimiz günden beri ya kar yağıyor ya da yağmur, havanın boş geçtiğini henüz görmedim. Özellikle sabah saatlerinde sicim gibi yağan yağmur yüzünden eğitim saatinde mola verildi bizlerde ağaçların altına sığındık 15 20 dakika geçmişti ki Murat Teğmen bütün bölüğü çıkardı ağaçların altından ve çok güzel cümleler sarf ederek "Şeker misiniz siz? Eriyecek misiniz? vs." gibi cümleler kurdu, açıkçası komik bir durumdu bizim için; sonuçta biz söylemedik molayı, neyse işte öylece bir fırça idi zaten. İstirahatten sonra bu sefer tören yürüyüşü yapmak için alay içtima alanına indirildik. Bilmiyorum kaç kere tur attık belki 12 belki 13 ama en sonunda ayak tabanlarım zonklamaya başladı. Akşam yemeğinden sonra her zaman ki gibi uzun bir içtima alındı. Gece yat yoklaması ise Murat Teğmenin emri ile yataklarda alınacakmış dediler ve bizlerde ilk 25 dakika dolapları düzenleyip, botları boyadık, hemen bir not düşelim Vietnam savaşında, Vietnam'a ayak basan bir Amerikan askerinin ortalama 7 dakika ömrü oluyormuş; bu durum Burdur'da bizim botlar için geçerli boyuyorsun 3 dakika yürüyorsun ve botlar yine bem beyaz. Burdur çok kireçli bir toprağa sahip galiba, durum böyle olunca botlarım hemen renk değiştiriyor:). Neyse ki Murat Teğmen yoklama almaya gelmedi ve bizlerde rahat bir nefes aldık.

Bugün duyduğum bir marş yazalım da yatalım sonra.
"Dağlara atarız pusu
Haram oldu gece uykusu
Piyadeye bir yudum su
Vermez misin Burdur kızı"

Daha bir çok marş var zamanla hepsini yazacağım teker teker, bu arada marş söylemek boğazımı da yormuş biraz :).

No comments:

Post a Comment